Eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı: Hakim savcı fişlemelerine 2013 yaz aylarında başladık

0
4413

Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, Müsteşarlığı ve HSYK üyeliği yapmış Birol Erdem, kendisini kurtarmak için öyle beyanlarda bulunmuştur ki, bu beyanlar; Türkiye’de 5 yıldır insanlığa karşı işlenen suçların nasıl yaygın, sistematik ve örgütlü şekilde işlendiğinin ve bu suçların faillerinin kimler olduğunun itirafı niteliğindedir.

Darbe teşebbüsü henüz devam ederken binlerce yargıç ve savcının açığa alınması günlerce tartışılmış ve O dönem HSYK Başkanvekili olan Mehmet Yılmaz; “Elimizdeki FETÖ listesi bir gecede yapılmadı, 3 yıldır çalışıyorduk” diyerek yaptıkları fişlemeyi ve işledikleri suçu itiraf etmişti.(1)

Birol Erdem ise bu itirafı doğrulamakla kalmamış, bir adım ileriye taşıyarak yapılan fişlemelerin nasıl ve kimler tarafından yapıldığını da belgeleriyle dosyaya sunmuştur. Ancak, suç ortaklarını da ifşa eden Birol Erdem, işlediği bu suçlar karşılığında beraatla ödüllendirilmiştir.

Gelin isterseniz, gelecekte bu suçları işleyenlerin iddianamelerinin delili olacak itiraflara ve KHK’larla meslekten çıkarmaların işaret fişeği olan yargıç ve savcı ihraçlarının nasıl örgütlü bir şekilde yapıldığına birlikte bakalım. Birol Erdem, yargıdaki en çok üyeye sahip olduğunu iddia eden, ancak Avrupa’daki emsal kuruluşlar tarafından muhatap dahi alınmayan ve fişlemelerin koordinesini yapan Yargıda Birlik Derneği‘nin nasıl doğduğunu ve bu işi kimlerin organize ettiğini görseldeki gibi anlatmıştır.

Bu ifaden de anlaşılacağı üzere, fişleme çalışmaları 2013’te başlamış ve Mehmet Yılmaz’ın itirafları birebir doğrulanmıştır. Ayrıca, bu suçu işleyenler şu anda kamu ve yargı bürokrasisinin en tepesindeki görevlerle ödüllendirilmişlerdir.

Ancak, Birol Erdem’in itirafları bunlarla da sınırlı değildir. Zira ifadesinde, hangi birimlerle ilgili fişlemelerin kimler tarafından yapıldığını da anlatmış, bununla da yetinmeyerek oluşturulan listeleri delil olarak! dosyaya sunmuştur.

Hatta ifadesinin devamında, idari yargıdaki fişlemelerin kimler tarafından yapıldığını itiraf ederek, suç ortaklarını ifşaya devam etmiştir. Dosyada, Birol Erdem’in ifadelerini doğrulayan ve yaptıkları fişlemeleri yer, zaman ve kişi adı vermek suretiyle itiraf eden kişiler de vardır.

Bunlardan biri, dönemin Ankara Başsavcısı ve şimdilerin Yargıtay üyesi olan Harun Kodalak’tır. Kodalak ifadesinde, örgütlü ve yaygın şekilde bu suçları nasıl işlediklerini ve bu suçun sadece yargı bürokrasisi ile sınırlı kalmadığını görseldekiler gibi uzun uzun anlatmıştır.

Bir kişiyi kurtarmak için verilen, ancak onlarca kişinin işlediği suçların itirafı niteliğindeki bu karar önemli olduğu kadar ibretliktir de. Zira bu ifadeler de ismi geçenlerin hala yüksek mahkemeler de görev yaptıkları düşünüldüğünde, Türkiye deki yargının durumu ve yargıç kalitesi çok daha iyi anlaşılacaktır. Kendilerini “milli ve yerli” kabul eden bu kişiler, tüm devlet bürokrasisiyle 2013 yılında başlattıkları fişlemeleri alenen itiraf etmişlerdir.

Aynı fişlemelerin diğer kurumlarda da o tarihler de başlatıldığında hiç bir şüphe yoktur. Değilse, yüz binden fazla kişinin ihraç edilebilmesi mümkün değildir. Bu kararda yer verilen hususlardan, yıllarca yapılan fişlemelerin hayata geçirilebilmesi için 15 Temmuz’un nasıl bir “Allah’ın lütfu olduğu” anlaşılmıştır. Peki bu fişlemeleri yapanların şimdi nerede görev yaptıklarını merak ediyor musunuz? Yargıda fişleme derneğinin de (Yargıda Birlik Derneği) temellerinin atıldığı bu suç toplantılarına katılanlardan;

Metin KIRATLI: Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı (en yüksek dereceli kamu görevlisi)(2),

Basri BAĞCI: Anayasa Mahkemesi Üyesi,

Selahattin MENTEŞ: Anayasa Mahkemesi Üyesi,

Halil KOÇ: HSK 1. Daire Başkanı,

Kenan İPEK: Yargıtay Üyesi,

Harun KODALAK: Yargıtay Üyesi.

İsmi geçen diğer kişilerin tamamı da, Harun Kodalak’ın ifadesin de belirttiği üzere Yargıtay ve Danıştay üyesidir. Yani, yaptıkları fişlemelerin ve işledikleri suçların karşılığını fazlasıyla almışlardır.

Yargıyı fişleme derneğinin faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiğinin ve yargı üzerindeki vesayetini sürdürdüğünün en somut göstergesi de şu paylaşımdır.(3) Hukuk geldiğinde, BE hakkındaki karardaki itiraflar işlenen suçların en önemli delili olacaktır.

Bu karar, özellikle yargıç ve savcılar tarafından dosyalarına ve AİHM başvurularına mutlaka eklenmelidir. Zira fişlemelerle görevlerine son verildiğinin en önemli ve somut delili bu karardır. Bu karar güncel yargılamalar için de çok önemlidir ve TCK’nın 314. maddesi kapsamında yargılananların da bu kararı dosyalarına ve başvurularına emsal olarak sunmalarında zaruret vardır.

Kaynak:

https://twitter.com/GkhanGnes8

1- https://t24.com.tr

2- https://t.co/aB70uO8W5k?amp=1

3- https://twitter.com/yargidabirlik