MEDEL (Demokrasi ve Özgürlükler için Avrupalı Yargıçlar), YARSAV Başkanı Murat ARSLAN hakkında verilen mahkumiyet kararı üzerine açıklama yaptı

0
1372

MEDEL (Demokrasi ve Özgürlükler için Avrupalı Yargıçlar), YARSAV Başkanı ve Vaclav Havel İnsan Hakları ödülü sahibi Murat Arslan’ın ağır ve haksız mahkumiyetine ilişkin olarak 18 Ocak 2019 günü aşağıdaki açıklamayı yaptı*:

“Keyfi bir şekilde suçlanan, Türk makamlarınca ağır hukuki ihlallere maruz bırakılan ve 19 Ekim 2016 tarihinden beri tutuklu bulunan Murat Arslan hakkında açılan ceza davasının karar duruşması bugün, 18 Ocak 2019 tarihinde yapıldı.

Bugün yapılan son oturumda mahkeme kararını açıkladı ve Murat Arslan’ın 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

Mahkemenin Murat Arslan’ın hapis cezasına ilişkin bugünkü hükmü beklendiği gibi şaşırtıcı olmadı! Çünkü tüm yargılama boyunca Mahkemece açıklık ve aleniyet hükümlerine riayet edilmediği gibi, ceza yargılamasında sanık haklarına ilişkin en temel usul hükümlerine de riayet edilmedi.

Murat Arslan gözaltında ve tutuklu bulunduğu süreçte birçok hak ihlali ile karşılaştı. Bulunduğu koğuşta belirlenen rakamın çok üzerinde 16 tutuklu ile birlikte kaldı ve yoğunluktan dolayı 8 ranzanın olduğu koğuşta diğer 8 kişi yerde yatmak zorunda idi. Ayrıca koğuşta yeterince tuvalette bulunmuyordu.

Yargılama öncesi tutukluluk incelemeleri mahkemelerce Olağanüstü Hal Yasası uyarınca sanıklar dinlenmeksizin dosya üzerinden yapıldı ve matbu ifadeler kullanılmak sureti ile tutukluluk halinin otomatik olarak devamına karar verildi. Dava açılmadan önce avukatların dosyaya erişimi gizlilik kararı gerekçe gösterilerek engellendi. Yine Murat Arslan cezaevinden eşine yazdığı ve mevcut durumu eleştirdiği mektubundan dolayı cezaevi yönetimince hakkında 1 ay boyunca ziyaretçi görüşmesine izin verilmemesi şeklinde yaptırımla karşılaştı.

Duruşmaya başkanlık eden yargıç dört kez değişti ve (ilk değişiklik hariç), bu değişikliklerin nedenleri hakkında hiçbir açıklama yapılmadı. Savunma tarafından tüm tanıkların tekrar dinlenmesi yönündeki talepler ( böylece aynı yargıcın bütün tanıkları dinlemesi gerçekleşmiş olacaktı) mahkeme tarafından reddedildi.

Dosyada tanık olarak gösterilen bir kişinin beyanın tespiti, savunmanın bilgilendirilmediği ve bu nedenle savunmanın katılımının sağlanmadığı bir oturumda farklı bir mahkemece gerçekleştirildi. Dahası tanık olarak dinlenilen bu kişinin kim olduğu konusunda savunmaya bilgi verilmedi ve savunma tarafından bu tanığın yeniden dinlenmesi yönündeki talepte reddedildi.

Yargılama dosyasında yer alan tanıkların birçoğu Murat Arslan lehine tanıklıkta bulundu. Daha önce beyanına başvurulan ve sanığı suçlayan bazı tanıklar ise yargılama aşamasında önceki beyanlarının doğru olmadığını, cezaevinde olmaları ya da içinde bulundukları durumun stresli koşulları nedeni ile ifadelerini tam olarak okuyamadıklarını mahkeme önünde beyanlarında ifade ettiler. Murat Arslan aleyhine tanıklıkta bulunan şahitler ise dosyaya ayrıntılı bilgi vermediler.

Dosyada somut hiçbir kanıt olmaksızın ve daha önce sanık aleyhine beyanlarda bulunan birçok tanığın yargılama aşamasında önceki ifadelerini doğrulamamasına karşın, bütün duruşmalarda sanığın tahliyesine yönelik savunmanın taleplerinin mahkemece reddine karar verilmiştir.

Sanık Murat Arslan daha önce kendisine yüklenmeyen ve sorgusuna konu edilmeyen yeni suçlamalarla yargılama aşamasında karşı karşıya bırakılmıştır. Yine Murat Arslan’ın cezaevinden eşine yazdığı mektup içeriği yeni bir iddianameye ile suçlama olarak kendisine yöneltilmiştir.

Murat Arslan (1974, Ankara, Türkiye) 14.03.2011 tarihinde YARSAV Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Hâkim ve savcılar arasında yaklaşık 1800 üyesi bulunan YARSAV, Türkiye’de ilk ve temsil gücü bakımından en güçlü yargısal birlik örgütlenmesiydi.

Murat Arslan bu görevi sırasında yürütme ve yasama tarafından vatandaşların haklarına ve Yargı Gücünün bağımsızlığına karşı gittikçe daha fazla yapılmakta olan tüm suistimalleri kınayan, korkusuz ve cesur açıklamalarda bulundu. Türk Hükümetinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk toplumunu tehdit eden hegemonik gücüne meydan okuyan herkese yönelttiği tehditleri dahi Murat Arslan’ın sosyal medya, gazeteler ve forumlar aracılığı yaptığı bu açıklamalara engel olamadı.

YARSAV Başkanı iken, uluslararası düzeyde Hakim ve Savcı örgütlenmelerinin (IAJ, MEDEL, EAJ) toplantılarına YARSAV temsilcisi olarak katıldı. Birçok televizyon kanalı, konferans, seminer ve panel tartışmalarında görüşlerini açıkladı. Makaleleri farklı gazete ve dergilerde (Birgün, Evrensel, Cumhuriyet, Hukuk Defterleri) yayınlandı. Yine farklı gazetelerde röportajları yer aldı. (Bu açıklamalarında her zaman Hukuk Devleti, İnsan Haklarına Saygı ve Yargının Bağımsızlığı konularını önceledi). Sivil toplum kuruluşlarınca düzenlenen; “Türkiye adalet arıyor” ve “Artvin Altın Madeni’nde Direniş” eylemlerine katıldı. İlhan Cihaner, Can Dündar-Erdem Gül ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Feneri hakkındaki hükümetin baskısı ile açılan siyasi davaların izlenmesinde aktif rol oynadı.

YARSAV başkanı olarak izlediği bu aktif rolün bir sonucu olarak 03 Ağustos 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nde raportör hakim olarak sürdürdüğü görevine son verilerek Sayıştay’da görevlendirilmesine karar verildi (bu atama gazete haberlerine “Sayıştay’a Sürgün Edildi” şeklinde yer aldı).

2016 yılı Temmuz ayında gerçekleşen askeri darbe girişiminin hemen ardından ülkede ilan edilen olağanüstü hal ilanı sonrası çıkarılan 23 Temmuz 2016 tarihli ilk hükümet kararnamesi ile YARSAV’ın kapatılmasına karar verildi ve Murat Arslan ile birlikte binlerce hakim ve savcının görevine son verildi. YARSAV halen Demokratik ve Özgür Avrupa İçin Yargıçlar Birliği (MEDEL), Uluslararası Yargıçlar Birliği (IAJ) ve Avrupa Yargıçlar Birliği (EAJ) üyesi olarak kabul edilmektedir.

Üçüncü dönem YARSAV başkanı olarak görevini yerine getirirken tutuklandı.

Şu anda Türkiye hakimler ve savcılar için dünyadaki en büyük hapishane durumundadır.

Murat Arslan 9 Ekim 2017 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından 2017 yılı Václav Havel İnsan Hakları Ödülü ile onurlandırıldı.

Hapsedilmesi onu susturmadı: MEDEL vasıtasıyla sesini duyurabildi, güzel ve cesur konuşması Strazburg’daki Parlamento Meclisi önünde okundu. Aynı akşam, Türk hükümeti “bir teröriste verilen onur” şeklindeki açıklama ile bu durumu eleştirdi. Bir ay sonra, Türkiye Avrupa Konseyine mali katkısını azaltmaya karar verdi.

MEDEL;

MURAT ARSLAN’IN YARGILAMA SÜRECİNDEKİ CEZA USÜL  KURALLARINDAKİ İHLALLERİ SIRALAYALIM;

ADİL BİR YARGILAMA YAPILMADI, DOLAYISIYLA BÜGÜN AÇIKLANAN HÜKÜM GEÇERLİ DEĞİLDİR, DOLAYISIYLA BU KARAR KABUL EDİLEMEZ;

MURAT ARSLAN VE AİLESİYLE BİRLİKTE, POLİTİK, HUKUKSUZ BİR BİÇİMDE YARGILANAN TÜM HAKİM  VE SAVCILARIN, HUKUKÇULARIN VE TÜM TÜRK VATANDAŞLARININ YANINDA OLDUĞIMUZU BİR KEZ DAHA VURGULIYORUZ;

TÜM ULUSLARASI VE AVRUPA KURULUŞLARINI, TÜRK HÜKÜMETİNİN İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE SON VERMESİ, MURAT ARSLAN’LA BİRLİKTE TÜM POLİTİK MAHKUMLARIN SERBEST BIRAKILMASI ADINA  HAREKETE GEÇMESİNE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ.

Bu üzücü günde size Murat Arslan’ın Václav Havel İnsan Hakları Ödülü ile onurlandırıldığı zaman verdiği mesajı yeniden hatırlatalım:

“Hukukun askıya alındığı, demokratik değerlerden epeyce uzaklaşıldığı; muhaliflerin, insan hakları savunucularının, gazetecilerin, barış isteyenlerin ve çocuklar ölmesin diye bağıran insanların susturulduğu, terörist denerek damgalandığı ve tutuklandığı bir ülkenin cezaevinden size sesleniyorum. (…) Ödediğimiz bedel, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin içselleştirileceği önümüzdeki günlere olan inancımızı arttırıyor.”

Yine eşine cezaevinden yazdığı ve cezalandırılmasına neden olduğu mektubunda yer alan umuda ilişkin sözlerini burada yeniden hatırlayalım:

“Her gece daha güzel günlerin geleceğine dair umutla ve bu iç huzuru ile uyumaya gidiyorum, her sabahta gülümseyerek uyanıyorum. Gülümseme yüzümden hiç eksik olmadı. Bu durum bana şu gerçeği çağrıştırdı: Tarih asla yüzünde bir gülümsemeyle mezara giden herhangi bir diktatör hakkında yazmadı ve asla da yazmayacak ”dedi.”

*Tercüme: Free Judges

Kaynak:
https://www.medelnet.eu/index.php/situation-in-turkey/486-medel-statement-turkey-heavy-and-unjustified-conviction-of-murat-arslan-vaclav-havel-human-rights-prize-winner